Dijital Fotoğraf Makinası Alacaklara (ve Kullananlara) Öğütler

Dijital fotoğraf makinası alırken - Bölüm 3

Arkadaşlarımızın sahip olduğu makinalar dışında daha detayli alıp inceleyeceğimiz makina malesef başka pek bir yerde yok. Türkiye'de bırakın dükkanları ve mağazaları, fotoğrafçılık fuarlarında bile bazı markalar elletmiyorlar makinaları. Fuarlarda ben genellikle flash kartım elimde giderim, 'ben makinanıza bunu takip fotograf çekmek istiyorum' diye (izin verirlerse) makinayla fotograflar çekerim. Günün sonunda fuardaki makinalarla çektiğim fotograflari yanyana koyup bakarım nasıl çekiyorlar diye... Faydalı bir alışkanlık bence.

İkinci durak dükkanlar. Dükkanlara gidin, satış görevlilerini iyice zorlayın, çıkarıp makinaları size göstermeleri için. Beğendiniz modelleri not alın. Satış görevlilerinin makinalar hakkında anlattıklarıyla ilgilenmiş gibi yapın ancak inanmayın. Teknoloji çok hızlı gelişiyor ve kendi özel zevkleri değilse sattıkları herşeyin özelliklerini bilmeleri mümkün değil. Siz nasılsa eve gelip bakarsınız internetten o makinaların özelliklerine.

Burda bence bir parantez açıp ne tür seçenekler olduğunu görmek lazım.
1. En basit anlamda 'P&S' (point and shoot - doğrult ve çek) denen herşeyi otomatik ayarlayıp çeken makinalar.. Objektifler ya sabittir ya da 3x zoom tarzı objektiflerdir. Elle ayar yapmaya pek izin vermezler. İşığın güzel olduğu yerlerde güzel fotograf çekerler, karanlıkta çekemezler, kadraj dışında size bir iş bırakmazlar. Flashları vardır ama ya insanları hayalet gibi bembeyaz çıkarırlar ya da yetersiz kalırlar. Pikniğe gidilirken cebinize koyup götürebilirsiniz. Varlığı ile yokluğu belli olmayan nefis makinalardır. Yalnız piknikte 'veleybol' oynayan arkadaşlarınızı çekmeye kalkarsanız başarılı olamazsınız, çünkü hareketli nesneleri netleyemezler. Çoğu zaman 1/500den yukarı hızlarda çekemezler.

2. Gelişmiş 'P&S' makinalar. Bunlar SLR makinalarda olan verdiği bir çok özelliği içinde barındırır (hatta bazılarının bendeki 300d'de olmayan bir çok özellikleri de vardır, bkz Canon S50) Bu sınıftaki makinaların bir çoğunda kararları size bıraktığı 'manual' moddan tutun tam bir 'P&S' halinde kullanabileceğiniz tam otomatik moda kadar hepsi vardır. Boyutları da ıskambil kağıdı boyutundan (pentax optio serisi http://www.dpreview.com/reviews/pentaxoptios/page2.asp) ufak bir tuğla boyutuna kadar (canon g5 http://www.dpreview.com/reviews/canong5/page3.asp) değişir. Ama genelde beni hala her görüşte hayretler içinde bırakacak kadar küçüklerdir.

fotograf kaliteleri çok iyidir, A4 boyutunda fotoğraf baştirirsiniz ve gören hiç kimse o fotoğrafların dijital bir makinadan çıktığını tahmin bile edemez (hele mürekkep püskürtmeli bir yazıcıdan çıktığını hiç tahmin edemez) 3 mp fotograflarda azıcık uzaktan bakmak koşuluyla A3'e kadar zorlayabilirsiniz. Ama hepimizin fotoğrafçılarda baştirdiği normal boyutlar içinde kalırsanız fotograf kaliteleri herkesi memnun edecek boyuttadır. Çok büyük çoğunluğunun objektifleri de hızlıdır (f2-f2,8).

P&S makinalar "kullanıcı fotoğrafı çeksin ve hemen götürüp baştirsin, ya da bilgisayarın saklayıp arasıra baksın' prensibi ile tasarlandığı için siz fotoğrafı çektiğiniz anda makinadaki işlemciler çekilen fotoğraf üzerinde bir takım işlemler yaparlar. Örneğin resmi "sharpen" ederler yanı kenarları keskinleştirirler, çünkü sensörden direk gelen fotoğraf genelde 'soft' olur. Kontraştını ve renk ayarlarını değiştirirler, sizin gözünüze güzel görünmesi için bir takım değişiklikler yaparlar. Zaten DSLR ile aralarındaki fark burdan başlar, DŞLR'da işlemleri makina yerine siz yapmak istediğiniz için hem sensörlerin önündeki filtreler daha farklı seçilmiştir, hem de fotograflar daha 'soft'tür. AYrıca bu yüzden 'P&S' makinalarda 'renkli', 'siyah beyaz', 'sephia' gibi modlar vardır ama DSLR makinalarda böyle bir mod yoktur, çünkü siz resmi çekersiniz sonra göz zevkinize ve resmin durumuna göre ayarlayarak istediğiniz tonda siyah beyaz yaparsınız.. 'P&S' makinada fotograf kalitesi kontrolü makinadadır.. DSLR bir makinada ise sizdedir, bu da biraz uğraşmayı gerektirir.. BU yüzden bir çok dijital SLR sahibi hala eski 'P&S' makinalarının daha iyi çektiğini düşünmekte..

Bunun yanında daha önceki mesajlarda saydığım 'yavaş netleme', 'az ışıkta başarısız netleme', 'iki fotoğraf çekimi arasındaki sürenin uzunluğu', 'yüksek ASAlarda gürültünün artması (hatta bazen düşük ASA'larda da), 'fotograf kalitesinin detaylarda çok başarılı olmaması' gibi özellikleri de bünyelerinde barındırırlar.

3. SLR benzeri 'P&S' makinalar.. Bunlar 'doğan görünümlü şahin' makinalardır. Dışardan bakılınca SLR hissi verilsin diye yapılmışlardır, ama içten gelişmiş bir 'P&S' özelliği taşırlar. İyi yanları, kontroller SLR makinalarınkine benzeyen yerlerde olurlar, bir de şimdi yeni modellerinde zoom ve netlik kontrolü düğmeyle değil SLR objektiflerinde olduğu gibi objektif üzerinden kontrol edilmeye başladı. Bir de artık inanılmaz zoom'lar ortaya çıktı. Şu aralar benim en sevdiğim SLR benzeri P&S makina CAnon PowerShot S1 objektifi 38-380mm f2.8-3.1 ve 'İmage stabilişatıon' var, ve 450 gram, hakkaten nefis.. Benim DŞLR makinamda aynı aralıkta ve diyaframda bir objektif (2 kilodan aşağı değil) almam için 2500 doları gözden çıkarmam gerekir. Canon s1'in amerika fiyatı ise 450 dolar (Türkiye fiyatı sanırım 1,5 milyar)

4.'Rangefinder' görünümlü 'P&S' makinalar.. Bunlar da SLR yerine rangefinder denen klasik makina görünümündedir. İyi yanı sanki dijital değilmiş gibi durduğu için hırsızların ve kapkaççıların daha az ilgisini çeker.. Halbukı çok pahalı makinalardır (1500 dolar ve üstü).. Dıyafram ve "obturator" ayarları düğmeleri çevirerek yapılır.. Ayrıca objektifleri de değiştirilebilir. Benim bildiğim iki tane var, birincisi panasonic , oteki de Leica.... O kadar benziyorlar ki sanırım aynı üretim bandından çıkıp farklı markalanıyorlar. Tabii Leica'nin havası başka.


 

Bizi Takip Edin!