Dijital Fotoğraf Makinası Alacaklara (ve Kullananlara) Öğütler

Dijital fotoğraf makinası alırken - Bölüm 6

Forumlarda dolaşırken bir konuyu aklınızdan çıkarmayın, örneğin Canon 300d forumuna gidip de "meraba sizce ben Nikon D70 mı alayım Canon 300d mi" şeklinde bir soru sorarsanız zaten bunun cevabı bellidir. O yüzden mümkün olduğu kadar makinayla ilgili direk sorular sormalısınız ki mantıklı cevap alasınız..

Bir de seçim yaparken çok mükemmelci olmayın..Yani fotograf kalitesini anlayacağım diye resmi %500 büyütüp bakmanın hiç bir anlamı yoktur. Eğer çok anlamak istiyorsanız, resmi alıp A3 olarak baştırmak iyi bir yol ölür.  Orda bakın bakalım gözünüze nasıl görünüyor.. Bilgisayarda bir resmi %500 büyütmek, herhalde bir apartmanın duvarını o fotografla kaplayıp bir metreden bakmaya benzer. Büyük formatte çekilmis fotograflardan olusturulan sokaktaki billboardların dibinden bakarsanız o fotograflarin bile hiç de öyle 'cam gibi' olmadığını görürsünüz. O yüzden makina seçerken pratikte hiç kullanmayacağınız detaylara çok takılmayın.

Artık alacağınız makina giderek kafanızda şekillenir, ve seçenekler artık bire inmiş gibidir. "gibidir" diyorum çünkü siz o makinayı satın alıp elinize almadan seçenekler asla bire inmiş olmaz..

Makina alırken gözönüne zaten almış olduğunuz  'aksesuarlar' kısmını asla atlamayın.. Bir kere makinayı elinize aldıktan sonra ilk gerekecek şey bir adet taşıma çantası olacak. Yeri geldiğinde naylon bir torbayla da taşıyabilirsiniz ama bence o kadar para verdiğiniz bir aleti daha iyi korumak gerekir. Eğer küçük bir makinaysa sorun yok, ancak büyük bir makina alıyorsanız (ki DSR ların tamamı 'iri' makinalar) o zaman çanta seçimi çok önem kazanıyor. Eğer uzun bir yürüyüşte belinizi kopartacak gibi bi bir çanta seçerseniz bir dahaki gezide fotoğraf makinanızı yanınıza almamak için bir sürü sebep yaratırsınız kendinize.. Çantalarınızı fotoğraf makinanıza ne kadar aksesuar alacağınıza göre ya baştan geniş alın, ya da genişleme opsiyonu olsun. İkinci önemli konu da, çantanın kendisi ağır olmasın... Bazı çantalar vardır ki, içi boşken zaten ağırdır. Mümkün olduğunca hafif çanta seçmekte fayda var. Bir de çantayı bir tür 'giyecek' olarak düşünün. Giyince rahat edemediğiniz bir elbiseyi nasıl ki almıyorsunuz, çantayı da almayın.

Çantalar da kişilerin alışkanlıklarına göre bir kaç çeşit oluyor.. Yazı serisinin "çantalar"i da kapsaması açısından bildiklerimi yazıyorum, bu kısmın dijital fotoğrafçılıkla bir alakası yok, içine her türlü makinayı koyacağınız çantalar.. Büyük ihtimalle benden çok daha tecrübeli çok insan çıkacaktir.

-Omuza astığınız, bir çok fotoğrafçının yanında gördüğünüz en klasik çanta tipi. Kötü tarafı, uzun yürüyüşlerde hep dert olur. Çünkü asimetrik bir şekilde asılıdır ve dengenizi bozar.. Çapraz asmaya kalksanız bu sefer de vücudunuza olmadık bir tork uygular. Her halikarda yürüyüşler ya da bütün gün süren fotoğraf seanslarında yorucudur. Öte yandan bu kadar çok kullanıldığına göre demek ki kullananların çok sevdiği bazı yönleri de yok değildir.. SAnırım içine çok fazla şey alabiliyor olması önemli bir etken.... Örneğin: http://www.lowepro.com/magnum

-Toploader'lar. Benim favori çanta tipimdir. Fotoğraf makinası içinde ters dürür, ve makinayı çıkarıp geri yerine koymak çok hızlı olur. Bu çantaları da yandan asmanız gerektiği için aynı dengesizlik sorunlarını burda da yaşarsınız. Ancak bazı modellerini ek bir aparatla göğsünüze asmak ya da kemerinize takmak mümkün.. Kötü yanı tek başına fazla malzeme taşımaz. Benim şu anda kullandiğim: http://www.tamrac.com/519.htm

- Sırt çantaları.. Uzun yürüyüşler için biçilmiş kaftandır. Daha rahatı olamaz. İçine dünyayı alır, saatlerce yürüseniz de farketmezsiniz (tamam biraz farkedersiniz ama dengesiz değildir).. Kötü yani, çantanın kendisi çok ağırdır. Bir de o kadar çok gözü vardır ki, bir şeyler doldurmadan duramazsınız, sonuçta 15 kilo olur çıkar sizin çanta. Başka bir kötü yani da, çanta sırtnızdayken makinanıza ihtiyacınız olursa öyle 'hop' diye makinanızı çıkartamazsınız, illa ki çantayı çıkarıp makinayı içinden almanız gerekir. Ben böyle bir sırt çantasıyla (http://www.lowepro.com/photo-hatchback-aw) kızılcahamam gezisine gittim, çanta 13 kiloydu, yaklaşık 5 saat yürüdüm, bunun iki saati güneş altında tepe tırmanmakla geçti ve çanta hiç sıkıntı yaratmadı. Eğer aksesuarınız çoksa düşünülmesi gereken bir alternatiftir..

- Slinger denen "sırt çantası - omuz çantası - toploader" karışımı çantalar. Bu çantalar tasarımları gereği sırt çantası gibidirler, ancak gerektiğinde vücut üzerinde bir tür atıp öne geçebilirler, böylece çantayı "soyunmadan" istediğinizi içinden alabilirsiniz.. Surda bir iki örnek var: http://www.tamrac.com/5747.htm

Bütün çantaların genellikle kendi gözleri ve bölümleri dışında modüler olarak ayrıca satılan ve içine objektif, su kabı vs koyabileceğiniz ek aksesuarları da vardır, bazıları faydalı olabilir.

Bizi Takip Edin!